4 Ocak 2009 Pazar

Anneme Mektup....


Anne ; hani sen bana hep iyi ki dünyaya geldin,iyi ki varsın diyip dururdun...
Dünyanın güzelliklerinden bahsederdin,dürüstüğünü anlatırdın, doğadan dem vururdun...

"Çiçekleri,insanları sev cancağzım..." derdin, "..onlar sevilmeye layıklar " diye kulağıma fısıldardın...

İnsanları,tabiatı sevdim,dağları,taşları,esen rüzgarları sevdim, dediğini yaptım...

Eeee şimdi ne oldu anne...?

Daha üç gün önce gökyüzüne atılan milyarlarca havai fişeklerin gümbürtülerinden,patlamalarından insanlar sevinç çığlıkları atarken, bugün dünyanın bir başka yerinde çoluk çocuk dinlemeden silahlar,bombalar,tanklar patlıyor ve bu çığlıklar yürekleri parçalıyor...

İnsanları sevdim ama bu yüzden kırgınım onlara...

Nedir bu anne...?

Benim karnım tok,sıcak bir yuvam var...
Derler ki,dünyanın herhangi bir yerinde yağmur damlalarıyla karnını doyurmak zorunda olan aç çocuklar güneşin üzerlerine doğmasını bekliyormuş... Başını sokacak kerpiç duvarları dahi yokmuş bunların...

Kimisi,ne ana şefkati tadmıştır,ne de baba yüreğini bilir çünkü yetimler de varmış,öksüzlerde...
Her gece gözümden gizlice akan damlanın sırrı budur işte...


İnsanları sevdim ama bu yüzden adaletsizliğe küsmüşüm...

Bahsettiğin dünya bu mu anne..?

Güzel dediğin dünyada niye birileri sarayda keyif çatarken,diğerleri tezek kokusu içinde,bedeni üşümüş ayaz tutmuş bir şekilde donar...

İnsanları sevdim ama ayaz gecelere isyanım var bu yüzden...

Yinede ve herşeye rağmen bana öğrettiğin yolda yürüyeceğim,söz...

İnsan sevmeye değer,hayat yaşamaya değer,kan yaş akıtan gözlerin ardında sevda vardır,umut vardır...

Yazan : hakan can

Hiç yorum yok: