9 Şubat 2009 Pazartesi

Thomas Edison Aptalmıydı ?

Bu çocuk birşey öğrenemeyecek kadar aptal !"

Thomas Alva Edison,yoksul bir ailenin oğluydu.Bir gün öğretmeni annesini okula çağırtarak ; " Bakın hanımefendi ! Çocuğunuz derslerinde çok başarısız.Algılaması zayıf! Nasıl söylesem ? İşin kötüsü,hiçbirşey öğrenemeyecek kadar aptal! Çocuğu okuldan aldırırsanız,isabetli bir karar vermiş olacaksınız." dedi.

Edison okuldan ayrılmasına çok üzülmüş,içerlemişti.
On yaşına geldiğinde eline geçen ne kadar fizik,kimya kitabı varsa hepsini okumuştu.
Artık çöplüklerde bulduğu gazete ve dergileri dahi yere eğilip okumadan geçerse,tedirgin oluyordu...

Edison'un okuldaki başarısızlığının asıl sebebi,onun ilgisini canlı tutacak konuların olmamasından kaynaklanıyordu.Aslında herşeyi öğrenmeye açık bir zekası ve merakı vardı.

Edison evinin kilerini laboratuar haline getirdi

Annesinden izin alan Edison evin kiler kısmının bir bölümünü laboratuar haline getirdi. Burda tek başına telgraf cihazı yaptı.Mors alfabesini öğrendi.Volta kaplarıyla elektirik akımına yönelik araştırmalar yaptı.
1868 yılında henüz 21 yaşındayken elektirikli bir oy sayma makinesinin patentini aldı.

Kısa bir süre sonra Edison'un kendisine ait şirketinde tam elli kişi çalışıyordu...
Çalışanlar (gıyaben) ona ' Yaşlı adam' dediğinde Edison,henüz otuz yaşındaydı.Buna rağmen,farklı bir açıdan bakıldığında bu isimlendirme doğruydu.Bir insan bunca başarıyı ancak uzun bir ömre sığdırabilirdi,otuz yaşında değil...

Mucit sürekli meşguldü.Elektirik Ampulünün içine koyacağı uygun teli bulabilmek için ikiyüzden fazla maddeyi denemiş,fakat doğru teli bulamamıştı.

Bir yaz gecesi

Bir yaz gecesi,Edison laboratuarından çıkıp yorgun argın eve döndü.
Karısı ona :
"Gece gündüz hiç istirahat etmeden çalışıyorsun.Tatile çıksan iyi olur." dediğinde Edison ; "İyi ama nereye gideceğim ?" düşünceye daldı. Karısı :" Dünyada en sevdiğin ve görmek istediğin yer neresi ise oraya git!" dedi. Edison'un birden gözleri parladı;"Tamam !" dedi. "Yarın oraya gideceğim..." Ertesi sabah yine laboratuardaydı! Çünkü onun için en güzel tatil ve istirahat çalışmak demekti.

Ampul telini bulmak için denediği madde sayısı tam üçbini bulmuş

Edison,bir arkadaş toplantısında iş prensiplerinden bahsediyordu : "Ben,bir işe başlamadan evvel şunu düşünürüm ; ' Acaba yaptığım araştırmalar,neticede bana maddi ve manevi olarak iyi bir kazanç getirecek mi ? ' Cevabı 'Evet' ise yılmadan çalışmalarımı sürdürürüm..."

Edison,elli teknisyeninin hepsini,ampule koyulacak teli bulmakla görevlendirdi ; kendisiyse hergün sadece dört saatini uykuda geçiriyordu..

Bir gün deney listesi ilişmişti gözüne.
Listeyi incelediğinde baktı ki,denediği madde sayısı tam üç bini bulmuş...

Edison,masasının başında dalgın dalgın oturuyor,zihnini kurcalayan o maddeyi düşünüyordu.
Gözü ceketinin kopuk düğmesine takıldı.
"Biz ipliği hiç denemedik !" diyerek heyecan içinde sokağa çıktı.
Yüzlerce makara iplik satın aldı ve laboratuara geri döndü.Önce iplikleri küçük parçalara böldü ; onları 4-5 saat ısıtıp akkor haline getirdi.
Ampulün içindeki iplik etrafı aydınlatınca bilim adamı umut içinde ; " Bu bir başlangıç,daha dayanıklı bir madde bulacağım !" dedi ve onu da başardı.

Ve o an !

4 Eylül 1882'de, New York'un bir sokağında binlerce kişi heyecanla bekleşiyordu.Dokuz binaya tam on bin ampul takılmıştı.
Kimi duyduklarına inanarak keşfi desteklereken,kimi si de "Hayal mahsulü !" diyordu.
Havada giderek karadı.Nihayet şalter indirildi.
Birden her taraf gündüz gibi aydınlandı.
Edison avazı çıktığı kadar bağırıyordu : "İŞTE ARTIK DÜNYA ELEKTİRİK IŞIĞINA KAVUŞTU...! "

Edison başarısının ve azminin sırrını soranlara,öğretmenine borçlu olduğunu belirtiyordu.
Söylentiye göre,bir delikanlı,toplantıda karşılaştığı Edison'a sormuş :

"Her zaman öğretmeninize çok şey borçlu olduğunuzu söylüyormuşsunuz,doğru mu ?"
"Evet doğru."
"Demek daha küçük yaşlarda bile,akıllı ve zeki olduğunuzu öğretmeniniz keşfetmiş,ne güzel."

Edison hafif bir tebessümle cevap vermiş :
" Aksine,benim için ; ' Bu çocuk aptal' demişti.
Delikanlı :
" O Halde öğretmeninize duyduğunuz nefret,sizi kamçıladı ve başarıya sürükledi." diye sormuş bu kez şaşkınlıkla.
Edison :
" Yanıldın genç dostum.Ben öğretmenime her zaman derin bir saygı ve sevgi duydum.Ancak başaracağıma inandığım zaman,başarıncaya kadar denemekten asla vazgeçmedim..." diye cevap vermiş.

Kaynak :
{ 3000 yıllık hayattan gerçek yaşam öyküleri }

Hiç yorum yok: