29 Nisan 2009 Çarşamba

Açlık ve Yoksullukla Mücadele Günü


Şu anda dünya üzerinde 6.8 milyar insan yaşamakta,şimdi uzmanların yaptığı çarpıcı rakama bir bakın : Sene 2050'de dünya nüfusu 9.2 milyar olacak...!

Zengin Batı zaten nüfusunun gerilemesinin sancısı içinde kıvranırken,fakir Doğu'da "Allah ne verdiyse doğurun" mantığıyla nüfus patlaması yaşanıyor...

2050'de yeryüzünün dengesizliğini artık varın düşünün...


Bugün yeraltı ve yeryüzü nimetlerinden kimler faydalanıyor ?


Mesela,eşi görülmemiş dağ gibi Petrol gelirlerinden gelen zenginlik,manyakça israf edildi yıllarca...

Topraklarından petrol fışkıran ülkelerde yaşayan canların kişi başına gelirleri zirveye oynaması lazımken,her ne hikmetse bu ülkelerin insanları ve Ortadoğunun büyük bir kısmı en büyük yoksullukları yaşayanlar arasındalar...

Irak savaşı'nın tek nedeni yine Petrol değil miydi,geçeceksin "Size demokrasi getireceğim" ayaklarını falan,kimseye yutturmasınlar bu masalları...1 milyon insan öldü bu akılalmaz savaşta...!

Bir taraftan dünya açlıktan kıvranırken,öbür taraftan bilmem kaç tane açıkgöz,yoksulun ve garibanın sırtına vurup ağzından lokmasını almanın peşindeyken,bu açlık sınırı insanoğlunun en büyük baş belası olmaya devam eder...!


Mevlana diyor ki : " Yukardan ambara istediğin kadar çuval boşalt,eğer fare ambarı alttan delmişse,işin bitiktir ! "

Açlıkla en büyük mücadelenin yolu,yeryüzünde ambarları delik deşik eden farelerin bertaraf edilmesiyle başlayacağı kanısındayım...

Fakat dünya liderleri,muhaliflerine gürlemekten,böyle basit (!) konulara ayıracak zaman bulamıyorlar herhalde...


Eğitim ,sağlık ve namuslu adam açığını kapatmak istiyorsak,ilk önce yeryüzünde eşit paylaşımla gönülleri yeniden kazanmak zorundayız....


Yazan : hakan can

____________________________________________________________________________________

Blog Catolog ve Bloggers Unite öncülüğünde, açlık ve yoksullukla mücadele konusunda ortak bir tavır takınılması, bu
konuya duyarlı olunarak gündem teşkil edilmesi için uluslararası blog sahiplerinin,
29 Nisan Açlık ve Yoksullukla Mücadele gününde, eş zamanlı olarak, günün anlam ve önemi konusunda paylaşımda bulunması ve bu sayede insanların konuya ilgilerinin çekilmesi amaçlanmaktadır.

(Mustafa hocam'ın
Hayat denilen bir masaldır bloğundaki yazıyı da okumanızı da tavsiye ederim...)


11 yorum:

leydielif dedi ki...

Adaletsiz bir dünyada yaşıyoruz malesef. İnsanların tek düşündüğü şey sadece kendisi olmuş artık. Dünyanın başka yerlerinde hatta çok uzağa gitmeye gerek yok türkiyedede bir çok insan açlık sınırında yaşıyor böyle inanılması güç zorluklar içinde yaşarken kimi insan müsveddeleride lüks hayatın içinde dünyadan bi haber yaşıyor. Ben bu parasını nereye harcayacağını şaşırıp gereksiz kıyafet alanlara bilmem kaç çift ayakkabısı olanlara marka takıntısı olup bir çantaya 5 bin tl verenlere sesleniyorum. Uyanın artık bu gaflet uykusundan bu dünya sadece sizin için değil tüm insanları için. Kendimde dahil olmak üzüre herkesi daha duyarlı olmaya davet ediyorum. Allah hiç kimseyi Aç bırakmasın...

Neslihan dedi ki...

O kadar insan yoksulluk sınırında ki bunu kelimelere anlatmak çok zor. Sokaklarda görürüp çöplüklerde kenidlerine yiyecek yada eski püskülü elbiseleri arayanları. bir tarafa da ise lüks içinde yaşayan insanlar.

Bir tarafta o kadar güzel verimli topraklara sahibiyiz ki ama onu ekip biçmesini bilmiyoruz. Bu toprakları değerlendirmiş olsak bir kişinin karnını doyurabiliriz.

İnsan o kadar bencil ki sadece kendisi. Kendi nasıl olsa tok sırtıda pak, her gece bir eğlence daha ne olsun. Şunu derim sen bu lüks hayatta yaşar ama Ahirette ne cevap vereceksin.

Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v) hazretlerimiz hadis şerifinde
“Komşusu aç iken kendi tok olan bizden değildir.” demiştir.

hakan-can dedi ki...

-Elif,maalesef haklısın,dünya biraz(!) adaletsiz olmuş...

-Nesli,harika bir hadis bu...
Bu hadis-i şerife insanoğlu cankulak verse gerektiği gibi,her taraf güllük gülistanlık olurdu...

ebruli dedi ki...

Çok güzel olmuşş.Paylaşımın için teşekkürler..

shenem dedi ki...

Mevlana sözlerine bol bol yer vermek gerek,ne dersler çıkar vala o cümlelerden

mgurdal dedi ki...

Hakan, açlık ve yoksullukla mücadelede biz blogculara düşen en önemli görevlerden biri de, bu konuya samimiyetle sahip çıkmaktı.

Yazında da ifade ettiğin gibi, faresiz bir dünya dileğiyle...:P

Post sonunda ki tavsiyen için teşekkürler... ;)

ferzan dedi ki...

hakan,yine nasrettin hoca olmuş ve konuyu tek bir sözle bile anlatmayı başarmışsın,yani mevlananın sözünü kastediyorum,malesef ülkemizde açlık sınırında yaşam mücadelesi veren o kadar çok insan varki,inşallah birgün birileri birşeyler yapar.sevgiler

Goknur dedi ki...

bir cok insan malesefki hala cocuk dogurmayi, bir uretim, bir olmazsa olmaz olarak gordukce, nufus artislari bitmeyecek ve malesefki bu aci olaylarda yasanmaya devam edecektir, nedense sokaktaki ac birine bir yardimda bulunmayi cok goren insanlar, gelecek veremedigimiz cocuklar yetemedigimiz cocuklar yarinda bu duruma dusecek diye dusunmuyor, bu dunya da uremek hic sorun degil evladina bakabilmek, heracidan yetistirebilmek onemli malesefki ama bunu anlatmak ne kadar surer o zamana kadar ne oluruz onu da bilemiyorum.

benim suan bulundugum ulkede insanlar evlendikleri ay bayan hamile kalmazsa kotu gozle bakiyorlar, 40 yasindaki bir adamin 5 cocugu var ve hala bu sayiyi12 ye cikartma pesinde.

sana katiliyorum ve tesekkur ediyorum, faresiz dunya olmamiz lazim artik. sevgiler arkadasim

Pırıltılı cadı dedi ki...

ödülün var bende ,kabuledersen eğer:)
sevgılerımle

sihirliyazilar dedi ki...

Evet, "eşit paylaşım". Asıl mesele burda işte. Bazıları açlıktan ölürken, bazıları da lüks içinde yaşıyor. Dünya hiç de adaletli değil...
Blogcudaki bazı arkadaşlardan sizin bloğunuzu öğrendim. 29 Nisan açlık yazısı hazırladığınızı yazmışlar. Ben de bu konuda birşeyler yazdım ama sizin görüşlerinizi de merak ettiğimden bloğunuzu görmek istedim. Bu konuda duyarlı davranıp emek vererek görüşlerinizi bizlerle paylaştığınız için teşekkürler.

hakan-can dedi ki...

Sevgiler Sihirliyazılar,sizin de bu konuda duyarlılığınız için bizde size teşekkür ederiz..

Yanlış hatırlamıyorsam Ahmet beyden (fıkrasevenler) sizin bloğunuzdan bende haberdar olmuştum ama maalesef okuma fırsatı bulamadım..

Birazdan sizi ziyarete geliyorum,yazınızı okumaya..:)