5 Haziran 2009 Cuma

Eski ve Yeni Dünya'nın Ortasında Buluşabilmek



Lamı cimi yok : Dünyevileştik...


Eskileri dinlersek bize çoğu zaman benzer şeyleri söylerler :

"İki kilim,üç minder,bir kaç sandelye ve siyah beyaz televizyonumuz vardı ama daha mutluyduk...
Otomobilimiz yoktu belki ama hava daha temizdi...
Asfalt yerine çamura basardık ama her taraf yemyeşildi..."

Nerde o eski yüreği pırıl pırıl parlayan içi dışı bir olan dünyamız...

Sanki fazilet tarihe gömüldü,varsa yoksa eşya,para pul,çıkarcılık uğruna edilen kavgalar...
Bir hiç uğruna yapılan cinayetler,intiharlar,öldürülen çocuklar,çalınan paralar...

Ortada bir dengesizlik almış başını gidiyor...!

Halbuki eskilerin çocuksu güzellikleriyle,yenilerin teknolojisini dengeleyebilsek insanoğlunun kaderi değişir...

Yani,hem aklımızı kullanıp uzayda koloniler kuracağız,
hemde manevi olan değerlerimizin kıymetinden,doğasından,havasından suyundan,
ruhundan taviz vermiyeceğiz...


Dedelerimizde ağzı açık bizi seyrederken :
"Vayy be torunlara bak sonunda hizaya gelebildiler,keratalar..!" desinler..:P



Yazan: hakan can

14 yorum:

ferzan dedi ki...

sence dedelerimiz bunu diyeceklermi,inşallah birgün insanlarımız hizaya gelir vakit çok geç olmadan.saygılar...

neslihan dedi ki...

nerde o dünya kayboldu gitti. ne için para ve mal uğruna. şimdi ben bunu okurken yıllar sonra yine bir arkadaş çıkacak kendisi zamanı ile şimdiki zamanı karşılaştıracak, acı olan ne biliyon mu iyi değil kötüye gidiş var. Kaç gündür haberleri dinliyorum da en son sobada yakılan çocuk kahretsin diyorum. eskiden böyle bir şey varmıdı. Yoktu. bana bir şans verseler eski zamana geri dönmek istedim.

UÇURTMA;) dedi ki...

kısa zaman da çok değiştik, hep sevdiğimiz şeyler hatıralarda kaldı.

hakan-can dedi ki...

-Ferzan,dedelerimizden geçti artık,inşallah bizler torunlarımızın hizaya geldiğini söyleyebiliriz...

-Neslihan,sobada yakılan çocuk gerçekten hepimizin tüylerini ürpertti..Allah sonumuzu hayr etsin...

-Haklısın Uçurtma sevdiğimiz şeyler sanki sadece hafızalarımızda,mutlu yarınlar umudumuz oldu artık...

Fıkra Sevenlere dedi ki...

İnsanın doğayla savaşı biter mi? Teknoloji ve ona hayranlığımız şimdilik buna hayır diyor..
Ya insanın insanla olan mücadelesi?
Eğitim, hemde çok iyi bir eğitim oda hayır diyor!!
Bu iki mücadele insanı doğasından uzaklaştırıyor, bitecek gibi de görülmüyor..
Mutant insan :
- Bu ne ya!!
Ne olabilir?
Önleyemeyeceğimiz gelişim ve değişim.. Potansiyel güç istenç (irade) tanımıyor..

hakan-can dedi ki...

Çok güzel yorumlamışsınız Ahmet bey...

Belkide potansiyel güç ve irade dediğiniz şey biraz daha sağ duyusuyla davransa mesele düzelecek...

ramazan dedi ki...

varlığın temeli sevgidir.eğer insanı sevebilsek,herşey çözülür de,bu bencillik yokmu...
umut kapılarımız açık olamalı her zaman.yaşımız başımız ne olursa olsun.
çok güzel yazmışsınız,elinize ve gönlünüze sağlık.

hakan-can dedi ki...

Size katılmamak elde değil Ramazan bey,varlığın ve herşeyin temeli sevgidir...
İnsan sevgisi,tabiat,doğa,hayvan sevgisi..

ebru dedi ki...

eskiden insanlar bugüne göre cahildi ama insandı.
şimdi insanlar birer canavara dönüştü.

eskiden kötülük yapanlara selam bile verilmez, dışlanırdı.
şimdi kötülük bir güç sembolü oldu çıktı.

eskiden "ev alma, komşu al" denirdi, şimdi karşı dairesinde kim oturuyor bilmeyenler var.

eskiden o son satırında bahsettiğin dedelerin ağzından çıkacak kelimeler, dizlerinin dibinde oturulup "ne söyleyecek acaba" diye merakla dinlenirdi.
şimdi huzurevlerinde kaderlerine terk ediliyorlar.

eskiden belki biraz ümit vardı, şimdi yok...artık çok geç herşey için.

hakan-can dedi ki...

Ahh o eskiler ahh Ebru...Devlet yönetimlerinin başına geçipde bir gün bunları bir bir halka anlatsa değil mi...

mgurdal dedi ki...

Hakan, sanırım hayatta her şeyin bir bedeli var.

Ekonominin iyi durumda olmamasına rağmen, gelişmeyi istemenin doğal sonucu olarak, çevre kirliliği baş gösteriyor.Yeşil alanlar sanayi sitelerine ve betonlaşmış yerleşim yerlerine dönüşüyor. Arsadan ve maliyetlerden kısmak için bitişik nizam, doğru dürüst çevre düzenlemeleri dahi yapılmamış şehircilik git gide yaygınlaşıyor.İşin kötü tarafı yeşilliği sadece kaldırımlarda sık sık önümüzü kesen ağaçlar ve evlerimizdeki saksılardan görür olduk. Kene korkusundan, insanlar pikniğe dahi çekinerek gider oldu.

Bence atalarımız şu anda bizleri görüyor olsaydı, "Vah bahtsız yeni nesiller vah! Bizler en iyi dönemlerde yaşamışız ya" derlerdi.

Günümüz teknolojisi ile eskinin o doğallığını bir potada eritebilmek ise en azından şu anda bir ütopya...:(

hakan-can dedi ki...

Yani insanoğlu bugün bir bedel ödüyor diyorsun hocam...
Gözükende öyle zaten...

Serkan dedi ki...

Daha önceki yazımda o anki ruh halimle pek hayal kuramıyorum demiştim ama şimdi yazını okuyunca bir hayalim aklıma geldi Hakancım.

Peygamberimiz (S.A.V) zamanında yaşamayı çok isterdim,ben sana ahir zamanda yaşıyoruz demekten sıkıldım sen bu konuları yazmaktan sıkılmadın dostum :D

Kıyametin kopmasına az kaldı,Allah sonumuzu hayreyler inşallah.

hakan-can dedi ki...

Asrısaadetin o muhteşem insanlarının yanında ben de olmak isterdim şu an Serkan...